Advert
Advert

Millet İttifakı'nın adayının belli olmaması Cumhur İttifakı'na dert oldu!

Millet İttifakı'nın adayının belli olmaması Cumhur İttifakı'na dert oldu!
Millet İttifakı'nın adayının belli olmaması Cumhur İttifakı'na dert oldu! Erkan Yılmaz
Erdoğan vites yükseltti ve Cumhur İttifakı'nın adayı "benim" dedi.
"Adayınız kim-Aday mısın değil misin" diye, "Bay Kemal"e yüklenmeye devam ediyor.

Millet İttifakı ne yapıyor?
Erdoğan'ın "adayınız kim" yüklenişini gördükçe, "demek ki, doğru yoldayız" diye kıs kıs gülüyorlardır.
Muhalefetin henüz adayını açıklamamış olmasını, kamuoyu her ne kadar eksiklik olarak görüyor olsa da; ben, bunun doğru ve yerinde bir manevra olduğunu düşünüyorum.

Böyleyken,
Erdoğan yükleniyor ve tansiyonu yükseltiyor diye Millet İttifakı/Kılıçdaroğlu-Akşener'in gaza gelmemesi ve soğukkanlı şekilde planladıkları gibi ilerlemesi, an itibariyle, siyaseten isabetli bir duruştur.

Neden?
Çünkü iktidar her geçen gün kan kaybediyor.
Konda'nın araştırmasında yüzde 30'un altına düşmüş vaziyette…
Daha ilginci ise İYİ Parti'yle ilgili çıkan sonuç.
Araştırmaya göre yüzde 21 civarı…

Açıkçası bana sürpriz gelmedi.
Çünkü azımsanmayacak ve rutinin çok üstünde bir kararsız kitle var.
Kahir ekseriyeti Ak Partiden ayrılanlardan oluşan bu kitle bekliyordu.
"Belki Ak Parti düzelir veya sorunları düzeltmeye başlar; biz de geri dönebiliriz" şeklinde bir ümitleri vardı.
İşte bu kitle, ümitleri azalmaya ve her geçen gün tükenmeye başlayınca, yeni bir tercihe yöneldiler.

Deva ve Gelecek Partisi, bu kesim için beklenen ivmeyi ve sıçramayı yapamadı.
Böyle olunca ve bu kitlenin kimyası gereği CHP'ye gitme ihtimali de çok zor olduğu için, İYİ Parti'ye yöneldiler.
Akşener'in "sahici-doğal ve içten" siyaset yapışı, özgüveni yüksek duruşu ve aynı zamanda, tevazu içinde dik hali bu yönelişte büyük etki oluşturdu.

Seçime 12 ay var.
Diyelim ki, erken seçim filan olmayacak ve vaktinde olacak,
Ve yine diyelim ki, bu süreç içinde olağandışı veya olağanüstü, noktasal bir vaka yaşanmayacak.
İşte o zaman, İYİ Parti'nin oylarının yüzde 25'ler bandına çıkması, emin olun ki sürpriz olmayacaktır.
Bunları söylerken, iktidarın bu süreçte yaptırdığı anketlerde görülecek dramatik oy düşüşleri nedeniyle, süreci manipüle ve hatta provoke edebilme ihtimalini de not olarak düşüyorum.
O zaman ne olur; onu şimdiden söylemek zor olsa da; iktidarın geçmişteki gibi, giden oyları geri getiremeyeceğini söylemek müneccimlik olmasa gerektir.

Millet İttifakı'nın adayı kim olacak sorusuna gelince;
Henüz bilinmiyor ve kamuoyuna ilan edilmemiş olsa da,
Ben, Millet İttifakı'nın başat aktörü Kılıçdaroğlu ve Akşener'in konuya dair zihinlerinin berrak olduğuna inanıyorum.
Kimilerince "Temmuz başında adaylarını açıklayabilirler" söylemine pek de katılmıyorum.

Neden?
İster İmamoğlu veya ister İlhan Kesici; Millet İttifak'ının adayı olacak olsun, Erdoğan-Bahçeli ve dolayısıyla Cumhur İttifakı bileşenleri hemen ve zaman geçirmeden yıpratma kampanyasına başlayacaktır.
Bunu bilen ve öngören Kılıçdaroğlu-Akşener, iktidarın hodri meydan demesine ve hatta sinir uçlarına basmasına rağmen "planladıkları vakti" bekleyip; adaylarını o zaman ilan edeceklerdir.

***

Türkiye'de Alevi Olmak

İYİ Parti'li bir vekil, Kılıçdaroğlu'nun aday olmasına dair konuşurken "Alevi olması nedeniyle bunun seçmen nezdinde sıkıntı oluşturacağını ve bu yüzden olmamasının siyaseten daha yerinde olacağını" söyledi.

Vekil'e tepki büyük,
Herkes kızgınlık içinde…
"Nasıl olur da böyle ayrımcı bir konuşma yapabilir" deniyor.
Biliyor musunuz,
Ben, vekile çok da kızmadım.
Aslında, biraz da memnun oldum.
Neden mi?
Bu açıklamayla, "utanılası bir gerçeği" dile getirdiği için…
İki yüzlülüğümüzü, riyakarlığımızı ve takiyyeciliğimizi açıkça söylediği için…
Vekile kızın veya kızmayın,
Çok da önemli değil...
Ben de, söylediği sözlerin kelimesine bile katılmıyor ve şiddetle eleştiriyorum.
Ama bu vekil, öyle önemli bir şey yaptı;
Pek çoğumuzun içinden geçirdiği,
Topluluk içindeyken "Hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin eşit vatandaşlarıyız-ayrımcılığa yer yok" gibi konuşup,
Kapalı kapılar ardında "iyi güzel ama o da Alevi" diyerek, yaptığımız ötekileştirme ve riyakarlığımızı herkesin gözüne soktu.
Hele de, referans olarak İslamî değerlere dayandığını söyleyen muhafazakar mahallede, Alevîliğin nasıl bir "zencilik" olarak görüldüğünü cümle aleme ilan etti!.

Kimse kıvırmasın,
Bu konuda, sağcımızla solcumuzla aynı değil miyiz!
Bu ülkedeki etnik ve mezhebi sosyolojiye karşı aynı iki yüzlülüğü sergilemiyor muyuz!

Arkadaş,
Vekilin dedikleriyle ilgili kimse hamaset yapmasın ve tribüne oynamasın.
Herkes-hepimiz, başını iki elinin arasına alsın ve özeleştiri yapsın.
Bu özeleştiriyi yapalım ki; "eşit yurttaşlık" kabulünden hareketle, dini-etnik-mezhebi vb. gibi özelliklerden azade şekilde Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı paydasını hazmetmeye, içselleştirmeye ve sindirmeye çalışalım!
Yoksa yarın bir gün, başka birisi çıkar ve tıpkı, utanç tezini bir ayetle delillendirmeye çalışan vekil gibi, ağzından kelam yerine irin akıtır!..

(Bu ve benzeri konularda insan odaklı düşünen ve inanış-söyleyiş-eylem tutarlılığında olan güzel insanlarımızı eleştirilerimin dışında tutuyorum.)
erkan yılmaz makale oku millet adayı millet ittifakı alevi olmak
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X