Advert
Advert

Yalan, algı, reklam, para!

Yalan, algı, reklam, para!
Yalan, algı, reklam, para! Murat Yılmaz
Çağımızın altın yumurtlayan tavukları bunlar.

Mesele çok basit.

Bir internet sitesi ve/veya uygulaması kur.
Ciddi bir haber sitesi edası ver.
Aslı astarı olmayan, gerçek dışı haberler uydur.
Çok tık/trafik al, daha absürt yalanlar at, iftira at, çamur at.
Popülist şeyleri haber yap.

Google veya Facebook, YouTube, Tictoc gibi sosyal medya ve internet arama motorları, ellerinde tuttukları reklam havuzlarından, çoğu zaman şirketlerin haberi dahi olmadan sana reklam versinler, para kazandırsınlar.

Bu kez, bunu birileri görsün, sana bol keseden bir fon bağlasın ve karşılığında senden algı yönetimi yapmanı istesin.

Para, çok para kazanmak bu kadar basit.

Hemde çok kısa zamanda.

Çünkü insanların gerçekleri değil, istediklerini gerçek olarak görme/isteme gibi bir alışkanlığı var.

Bugün neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlamak için, gerçekten de çaba sarfetmek gerekiyor.

Şimdi bir de böylesi bir sitenin sahibinin, hiçbir kutsalı olmadığını, sadece paraya baktığını düşünün.

Ne kadar tehlikeli bir durum ortaya çıkıyor, değil mi?

Ve maalesef, bu tip siteler, sosyal medyada hesaplarının sayıları milyonları buluyor.

Her şekilde manipülasyon yapılıyor, ya da salt para kazanmak için, yalanlar/iftiralar atılıyor.
Hem de her gün, hemde milyonlarca.

Bu işin ana müsebbibi, internetin algoritmaları.

Bu algoritma, sayfanın/hesabın içeriğine pek bakmıyor.
Aldığı trafiğe bakıyor.
Bu trafiğe göre de reklam bütçeleri dağıtıyor.
Site/hesap ne kadar popüler ise, trafiği ve etkileşimi ne kadar fazla ise, aldığı reklam payı, para payı da bir o kadar artıyor.

Hangi şirket, hangi siteye/hesaba reklam verdiğini, %90 bilmiyor bile.
Çünkü bu işi, outsearcing yolu ile Google gibi, YouTube gibi, Facebook gibi şirketlere devretmişler.

Yani misal olarak, Yunan ırkçılığı yapan bir site/sosyal medya hesabında, bir Türk şirketinin reklamına rastlayabilirsiniz ve o şirketin bundan haberi dahi olmaz.

Neden çünkü algoritma öyle karar vermiş.

Söz konusu içerikte x kere Türk kelimesi geçmiş ve sizin konumunuz Türkiye, algoritma için eşittir Türk şirketinin reklamı.
Banal yapay zekanın kapasitesi bu kadar.

Sirenin/hesabın tam olarak içeriği ne, faydalı mı, zararlı mı, yasal mı, illegal mı, hiç önemli değil.

Popüler mi, trafiği çok mu?
Önemli olan bu.

Kapitalizm, gazeteciliği de değerlerinden uzaklaşmaya, hatta zıt davranmaya yöneltti.

Genel olarak baktığımızda, olması gerektiği gibi tarafsız, doğru haberleri aktaran kuruluşlar, fake news, yani yalan haberler yayan, algı ve ucuz popülizm yapan ve yayan kuruluşların karşısında, daha az popülerler.

Bunun en bariz misali Alman Bild gazetesi ve TVsidir.

Bunlar kadar, basit/ucuz/popülist/kışkırtıcı yayın yapan bir kuruluş, Almanya'da bir daha yoktur.
Kimse okuduğunu, seyrettiğini söylemez, ama en yüksek Traja sahiptirler, hemde onyıllardır.

Ülkemizde de buna benzer yayın yapanlar, maalesef gırla.

Enformasyon çağında, bu ciddi bir güç ve aslında tehlike teşkil etmekte.

Henüz çıkan ve halk arasında "internet yasası" olarak bilinen ve bilerek yalan haber yaymaya yasal ağır yaptırımlar getiren yasayı, CHP her nedense doğrudan AYM'ye iptal için götürdü.

Tabii bu, şu soruyu ihtiva ediyor:
Yalan haber yaymayı yasaklayan bir yasadan, siz ve şürekanız, neden rahatsız oldunuz?

Tüm muhalefet, "dürüstlükten" dem vuruyorsunuz ya?
Dürüst olmayanı cezalandıran bir yasa size niye batar?

Çünkü yurtdışından da fonlandırdığınız, bir sürü algıcı/yalancı site ve hesaplar, artık işlerini, sizin öngördüğünüz şekilde yapamayacak.

Rahatsızlığınız bundan ötürü.

Maalesef, tüm dünyada, doğru habere, tarafsız yoruma ulaşmak, zor bir zanaat oldu.

Düşünsenize, olmuş bir olayı bile, ideolojik nedenlerle bir oyana, bir bu yana çekenler var.
Şöyle ki:

Bir cinayet işleniyor.
Bir kişi, bir kişiyi öldürüyor.
Sebep ise, siyasi anlaşmazlık olarak geçiyor.

Biri gidip maktulü övüyor, inançları için öldü diyor, biri ise katil zanlını överek, davası uğruna vurdu diyor.

Halbuki, olay gayet belli bir kriminal vaka.
Ortada bir cinayet var, bu bu kadar basit ve yoruma yer bırakmıyor.

Aynı mesele şu an dünyanın gündeminden, yavaş, yavaş gitmeye başlayan ve "olağan" bir duruma gelen Rus/Ukrayna savaşında.

Her iki taraf, karşılıklı olarak birbirlerini suçluyorlar.

Kimi Zelenskyj'yi suçlu görüyor, kimi Putin'i.

Bu işin evvelinde neler var, 2000'li yılların başından beri, hangi süper güçler, buraları karıştırıyor, Alman Adenauer vakfı, neden Klitschko kardeşleri finanse ediyor, neden onları, aslında çok kötü boksör oldukları halinde, batı dünyasında parlattılar, Donbas bölgesinde, hangi radikal Ukrayna taraftarları, Rus asıllılara zulüm uygular, bunları kimse araştırmaz.

Putin'in nasıl bir ağır kriminal suçlu olduğunu, tüm Rus mafyasının başı olduğunu, KGB sonrası kurulan FSB'nin başında, bu örgütü nerelere taşıdığını ve adeta bir FSB Devleti kurduğunu, sosyopat ve şizofreni hastası olduğu da kimse araştırmaz.

Tıpkı, askeri bir dev olan Rus ordusunun, bir avuç Ukrayna'yı neden bir ay içinde yerle bir etmediğini araştırmadıkları gibi.

Velhasıl, hiç kimse, büyük resmi görmek istemez.
Önüne sunulan ve zahmetsiz erişebildiği her haber kâfi gelir.

Ve bu böyle oldukça da yalan haberciler, algıcılar, radikaller daha çok para kazanır, insanların akılları ile oynayabilirler.

Daha önce de yazmıştım, yapı gereği, İnsanoğlunda duygu, mantıktan önce gelir maalesef.


Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam
makale oku murat yılmaz algı yaratmak
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X