Advert
Advert

"Yiyin beyler yiyin"

Dünyada masalar değişiyor. Dengeler alt üst oluyor. Dost bildiklerin düşman, düşman bildiklerin dost oluveriyor bir anda. Yeni bir medeniyetin inşa ve ihya sürecine girmiş bulunmaktayız.

Mücahit Ak
Şeytanın fazla mesai yaptığı günlerdeyiz. Kimisine Devletin ikbal ve haysiyetini korumak için bedeller ödemek düşecek Keş dağlarında, kimilerine ise aynı gayelerle çıktığı yolda ihya olmak düşecek en basit Kurban çadırlarında…

Daha fazla makam, daha fazla ihale, daha fazla para… Ve kaçınılmaz olan güç… Amacı topluma hizmet değil, haksız kazanımlar edinirken önündeki engelleri kaldırmak.

Dillerde var dava, oysaki Kızıl Elma desen soyda yiyelim diyecek be ahmak!

Yiyin beyler yiyin. Her şeyi yediğiniz gibi, elmayı da soyarak yiyin. Hiç ölmeyecekmiş gibi yiyin. Şişip patlayana kadar yiyin. Garibin gurabanın, ezilip bükülenin, yetimin öksüzün, Ali Dayımın Ayşe teyzemin hakkından yediğiniz gibi yiyin.

Vatandaş çatı katı atamazken, özel ormana 553 villaya göz yumanlar hem resmi hem de gayri resmi yiyin. Yemeden önce yolunuza taş koyanlar olursa, tehdit etmekten de geri durmayın! Yeter ki yiyin… Hatta önünüzdeki bittiyse önümüzden de yiyin!

Yakışmıyor beyler…
Geçmişinize yakışmıyor…
Savunduğunuz değerlere yakışmıyor…
Bunlar maalesef ki dava partilerinin sırtındaki en büyük prangalardandır. Belki de ağaç kurdu misali…
Yabancı testere ile gelir. Ağaç kurdu içerden bitirir işi.

Bu kursakları haram lokma ile dolan kişiler, gün gelip tehlikeye düştüğünde herkesi ama herkesi satarlar. Haram lokma ile abad olunmaz. İnsanların helaliyle oynayarak ise hiçbir yere varılamaz.


Şu kıssadan hisseyi hatırlatarak yazımı sonlandırayım.

"Vakti zamanında ünlü bir politikacı kendisine muhteşem bir villa yaptırmış. Bu villada yok yokmuş. Akla gelebilecek her şeyin en iyisi bulunmaktaymış.

Politikacı; gelen konuklarına hep aynı soruyu sorarmış. "Villamı nasıl buldunuz? Bahçemi nasıl buldunuz? Kurbağalı havuzu nasıl buldunuz?"

Konuklar da hep aynı yanıtı verirmiş. "Harika… Muhteşem... Şahane... Bundan güzeli olamaz."

Günlerden bir gün, Politikacının villasına bir din bilgini gelmiş. Politikacı aynı soruyu ona da sormuş.

Din bilgini; "Evet her şey şahane... Ama şu delik olmasaydı" diye yanıtlamış.

Politikacı şaşkın gözlerle çevresine bakmış: "Hangi delik?" diye sormuş.

"Hangisi olacak, demiş bilgin, Azrail'in gireceği delik. Orası açık kalmış" der.



Son söz olarak; Azrail gelene kadar yiyin!

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle…
makale oku kızıl elma yiyin mücahit ak kızıl elma nedir azrail gelene kadar
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Cenevre’de, Rum kesimi çözümsüzlükten yana tutumundan vazgeçmiş değil
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Cenevre’de, Rum kesimi çözümsüzlükten yana tutumundan vazgeçmiş değil
Kırgızistan-Tacikistan sınırındaki çatışmada ölü sayısı 39'a ulaştı
Kırgızistan-Tacikistan sınırındaki çatışmada ölü sayısı 39'a ulaştı
Dış ticaret istatistikleri açıklandı
Dış ticaret istatistikleri açıklandı